<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>kayisikenthaber - SAĞLIK</title>
        <description>Malatya Haberleri, Malatya Gündemi ve En Güncel Gelişmeler İçin Bizi Takip Edin</description>
        <link>https://www.kayisikenthaber.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 23:34:46 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>BİPOLAR BOZUKLUK SON YILLARDA ARTIŞ EĞİLİMİNDE!</title>
                                    <description>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığında son yıllarda bir artma eğilimi söz konusu” dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yükün oldukça etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kesebir, bozukluğun döngüsel ritimlere karşı da hassas olduğunu aktardı. Prof. Dr. Kesebir ayrıca, tedavinin akut dönem ve koruyucu dönem olarak ikiye ayrıldığını, koruyucu tedavide psikoeğitimin çok önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında bipolar bozukluğun belirtileri, eşlik eden rahatsızlıkları, döngüsel hassasiyetleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluk, depresyon ve mani dönemlerinden oluşuyor! </p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluğun, yineleyen depresyon dönemleri ile bu durumun tam zıttı olan hipomani ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir tablo olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Depresyon sürecinde çökkün bir duygu durum, psikomotor aktivitede azalma; özsaygı, uyku, iştah ve cinsel istekte belirgin değişiklikler ile bilişsel işlevlerde gerileme görülür. Bu durumun bir adım ötesinde değersizlik ve yetersizlik hisleri, daha ileri aşamalarda ise suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri tabloya eşlik edebilir.” dedi. </p>

<p style="text-align: justify;">Hipomanik veya manik dönemlerin depresyondan farkına değinen Prof. Dr. Kesebir, “Bu dönemler depresyonun tam zıttı özellikler taşır; özgüvende, enerjide ve psikomotor aktivitede ciddi bir artış yaşanır. Uyku ihtiyacının azalmasıyla birlikte seyreden bu ataklar, klasik bir bipolar bozukluk döngüsü içerisinde depresyon dönemlerini takip eder.” şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır!</p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 civarında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Ancak son yıllarda bir artma eğilimi söz konusudur. Bu artışta, antidepresan ve stimülan (uyarıcı) ilaçların kullanımının büyük bir rolü olduğu düşünülmektedir.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu bozukluğa sıklıkla eşlik eden diğer rahatsızlıklardan bahseden Prof. Dr. Kesebir, şunları söyledi:</p>

<p style="text-align: justify;">“Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır; anksiyete (kaygı) bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları sıklıkla beraber görülür. Son yıllarda daha sıklıkla gördüğümüz bir metabolik sendrom da eşlik ediyor. Başlangıçta ilaç yan etkisi gibi tanımlandıysa da bir eş tanı olarak ele alıyoruz. Glukoz metabolizması bozuklukları, kalp-damar-beyin hastalıkları ve kan yağlarında düzensizlik, ürik asit metabolizmasında düzensizlik ve bir takım kan parametrelerinde düzensizlikle karakterizedir.”</p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluk döngüsel ritimlere karşı çok hassas!</p>

<p style="text-align: justify;">Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yükün oldukça etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Aile öyküsünde genellikle başka bireylerde de bu tanıya rastlanır.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Bozukluğun ayrıca döngüsel ritimlere karşı çok hassas olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Kesebir, “Kendi içinde depresyon ve mani dönemlerinin bir seyri olmakla birlikte mevsim geçişleri, uyku düzenindeki bozulmalar, kadınlarda adet döngüsü değişiklikleri, menarş yaşı, menopoz yaşı, döngüsel ritimlerle ilişkili bir ve hatta iklim/coğrafya değişiklikleri klinik tabloyu doğrudan etkileyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p style="text-align: justify;">Akut dönemde farklı tedavi yöntemleri uygulanabiliyor!</p>

<p style="text-align: justify;">Bipolar bozukluk tedavisinin ikiye ayrılabileceğini aktaran Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Akut dönem (hastalık dönemi) tedavisi ve koruyucu tedavi. Çünkü bipolar hastalarımız hastalık dönemleri dışında sağlıklı bireyler ve pek çoğumuzdan daha yaratıcılar; dolayısıyla iyi bir tedaviyle hayatı işlevsel olarak kotarabiliyorlar.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Akut dönem tedavisinin hastalık belirtilerinin tedavisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kesebir, bu dönemde farmakolojik ajanlar, psikoterapi ve gerekirse somatik tedaviler olduğu; transkranial manyetik uyarı ya da elektrokonvulsif tedavi gibi seçeneklerin uygulanabildiği bilgisini paylaştı. </p>

<p style="text-align: justify;">Koruyucu tedavide psikoeğitim olmazsa olmaz!</p>

<p style="text-align: justify;">Koruyucu tedavinin ise hastalık dönemlerinin yinelemesini önlemeye yönelik olduğunu ve ömür boyu sürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Farmakolojik tedavide bugün halihazırda dünya çapında altın standart ilacımız lityumdur. Bir diğer koruyucu tedavide kullandığımız ilaç grubu ise antiepileptikler, antikonvülzanlar yani epilepsi ilaçlarıdır; bunlar da lityum kadar tarihsel bir geçmişe sahiptir.” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Koruyucu tedavide psikoterapileri ‘olmazsa olmaz’ diye nitelendiren Prof. Dr. Kesebir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p style="text-align: justify;">“Bu psikoterapilerin de başında aslında psikoeğitim geliyor. Psikoeğitim; hastaya hastalığı tanıtmak, hasta yakınlarına o akut hastalık döneminin geldiğini anlamamızı sağlayan ön belirtileri bildirmek ve bu belirtiler görüldüğü zaman ilk olarak ne yapacaklarını öğretmektir.”</p>

<p>(MHA)</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.kayisikenthaber.com/images/media/2026/03/bipolar-bozukluk-son-yillarda-artis-egiliminde_69ca01744a9ea.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK,MALATYA</category>
                <author>Kayısıkent Haber</author>
                <link>https://www.kayisikenthaber.com/bipolar-bozukluk-son-yillarda-artis-egiliminde/13387</link>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TURGUT ÖZAL TIP MERKEZİ’NDE 2’Lİ ÇAPRAZ BÖBREK NAKLİ BAŞARIYLA TAMAMLANDI</title>
                                    <description>Malatya&#039;da Doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine bağış yaparak hastalara yeniden yaşam umudu oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Turgut Özal Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen 2’li çapraz böbrek nakli operasyonu başarıyla tamamlandı. Doku uyumsuzluğu nedeniyle kendi eşlerine böbrek veremeyen iki donör, birbirlerinin eşlerine böbreklerini bağışlayarak umut oldu. Bir hafta önce kapalı yöntemle gerçekleştirilen nakillerin ardından hastalar sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<p style="text-align: justify;">Böbrek Nakli Merkez Direktörü Prof. Dr. Turgut Pişkin, merkezde daha önce çapraz nakillerin açık yöntemle yapıldığını belirterek, “2013 yılında ilk çapraz nakli açık yöntemle gerçekleştirdik. Ancak bu hafta gerçekleştirdiğimiz operasyon, kapalı yöntemle böbrek donörlerini ameliyat ettiğimiz ilk çapraz nakil oldu. Bu yöntem hastalarımız için daha hızlı iyileşme süreci sağlıyor. Sürece yaklaşık 100 kişilik multidisipliner bir ekip katkı sağladı ve her aşamada titizlikle ilerledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Pişkin, Türkiye genelinde böbrek nakli bekleyen hasta sayısına da dikkat çekerek, “Ülkemizde yaklaşık 34 bine yakın kişi böbrek nakli için bekliyor. Merkezimizde ise 800’e yakın hastamız sırada. Kadavradan organ bağışını artırmazsak canlı donörlerin fedakarlığına ihtiyaç duymaya devam edeceğiz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Ailelerin Fedakarlığıyla Başarı</strong></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Nakil süreci, aileler arasındaki çapraz eşleşmelerle mümkün oldu. Prof. Dr. Pişkin, “Deniz Hanım ve Oğuz Bey ile Ahmet Bey ve Taliha Hanım’ın kan grubu uyumsuzluğu vardı. Başka donörleri olmadığı için aileleri çaprazlaştırdık. Böylece iki aile birbiriyle çapraz eşleşerek süreci mümkün kıldı. Donörlerimiz çok kıymetli, yaptıkları iş gerçekten çok değerli. Onların fedakarlığı olmasaydı bu operasyonu gerçekleştiremezdik” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Pişkin, organ bağışına dikkat çekerek, “Ülkemizde kadavradan organ bağışı hâlâ yetersiz. Eğer bağışı artırabilirsek, canlı donörleri riske atmadan hastalarımızı tedavi edebiliriz. Bu nedenle toplum olarak hepimizin sorumluluğu büyük. Medya ve basın da bu konuda farkındalığı artırmada bize destek oluyor. Emeği geçen tüm ekibimize bir kez daha teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Hastalardan ve Donörlerden Memnuniyet Mesajı</strong></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Böbreğini veren Oğuz Saygan ise deneyimlerini şöyle aktardı:</p>

<p style="text-align: justify;">“Operasyon süreci başından sonuna kadar çok güzeldi. Hiçbir sıkıntı yaşamadık. Hastanemiz son derece donanımlı, bize çok iyi baktılar. Ameliyattan sonra da hemşirelerimiz ve doktorlarımız sürekli yanımızdaydı. Eşim çok şükür yeniden hayata kavuştu. Turgut hocam ve tüm ekipten Allah razı olsun. Organ nakli gerçekten çok önemli, herkes bağışta bulunsun. Kimseyi mağdur etmesinler, insanların hayatını değiştiren bir süreç bu.”</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Nakil olan hastalardan Deniz Saygan ise, “Şu an çok iyi hissediyorum, mutluyum. Nakil sayesinde tekrar nefes alabiliyorum. Altı yıldır diyalize giriyordum; bu süreç benim için ölümden beterdi. Şimdi eşimin ve ekibin sayesinde yeniden hayata bağlandım. İnsanlar korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilir. Organ bağışı konusunda bilinçlenelim, birbirimize destek olalım” diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Elazığ’dan gelen ve 15 yıldır böbrek hastası olan Taliha Cinyol da, “Uzun yıllardır tedavi görüyordum, kendimde değildim. Şu an çok daha iyi hissediyorum. Bu süreç bana yeniden doğmuş gibi hissettirdi. Organ bağışından korkmasınlar, hayat kurtarmak çok değerli” dedi. Eşi Ahmet Cinyol ise, “Nakil süreci sorunsuz ve başarılı geçti. Verici olmak isteyenler korkmasın, tek böbrekle de hayatına devam edebilirler. İnsanlar bu konuda cesaretli olsun, destek olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Ekip Çalışması ve Enfeksiyon Kontrolü</strong></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Sibel Altunışık ve Dr. Zeynep Burçin Yılmaz, nakil sürecinde enfeksiyon kontrolünün hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Dr. Altunışık, “Organ nakli sürecinde enfeksiyon riskini minimuma indirmek çok kritik. Hastalarımızın sağlıklı bir şekilde taburcu olmaları için tüm ekibimiz büyük bir dikkat ve titizlikle çalıştı” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">Servis sorumlu hemşiresi Yıldız Demirci ise, “Hemşirelik mesleği yorgun bir meslek, ama böyle başarılı vakalarla moralimiz yükseliyor. Hastalarımızın sağlığına kavuşması bizim için en büyük motivasyon kaynağı” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Hazırlık ve Koordinasyon</strong></p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Hazırlık birimi ekipleri de sürecin her aşamasında aktif rol aldı. Hazırlık Birim Koordinatörü Yusuf Oruç ve Sorumlusu Abdullah Oruç, nakil öncesi hazırlık aşamalarını titizlikle yürüttüklerini belirtti. Böbrek Nakil Koordinatörü Hüseyin Gürbüz ise, Nefroloji bölümünde uygulanan havuz sistemi ve süreç takibinin operasyonun güvenli ve verimli şekilde ilerlemesine katkı sağladığını aktardı.</p>

<p>(MHA)</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.kayisikenthaber.com/images/media/2026/03/turgut-ozal-tip-merkezinde-2li-capraz-bobrek-nakli-basariyla-tamamlandi_69aad908d7a2a_h.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Kayısıkent Haber</author>
                <link>https://www.kayisikenthaber.com/turgut-ozal-tip-merkezinde-2li-capraz-bobrek-nakli-basariyla-tamamlandi/13340</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>NEFES BORUSU DARALAN HASTA HAYATA NADİR AMELİYATLA TUTUNDU</title>
                                    <description>Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde nadir bir cerrahi operasyon yapıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Edinilen bilgilere göre, 7 ay önce balkondan düşerek ağır yaralanan Fatih Evren, yaklaşık 1,5 ay entübe halde yaşam mücadelesi verdi. Tedavi sürecini atlatan Evren’de bu kez entübeye bağlı olarak ses telleri düzeyinde nefes borusunda ciddi daralma meydana geldi. Nefes almakta zorlanan ve ses tellerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan hasta, farklı hastanelerde kapalı yöntemlerle birkaç kez ameliyat edilmesine rağmen sağlığına kavuşamadı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Durumu giderek ağırlaşan Evren, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Göğüs Cerrahisi Servisi’ne başvurdu. Burada Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Murat Kılıç ile Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ın ortak yürüttüğü multidisipliner çalışma sonucu hasta, Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılan özel bir ameliyata alındı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Yapılan operasyonda daralan bölüm çıkarılarak nefes borusu yeniden birleştirildi. Ses tellerine zarar verilmeden gerçekleştirilen ameliyat sonrası hastanın sağlığına kavuştuğu bildirildi.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Taburcu edilen Fatih Evren, yaşadığı süreci anlatarak, “Entübeden çıktıktan sonra nefes alamamaya başladım. Üç kez kapalı operasyon geçirdim, tekrar etti. Burada açık ameliyat dediler, biraz riskliydi ama çok başarılı geçti. Ses tellerim de zarar görmedi. Şu an çok rahat nefes alıyorum, çok şükür” dedi.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Dr. Öğretim Üyesi Murat Kılıç ise hastada ses tellerinin hemen alt kısmında ciddi darlık oluştuğunu belirterek, “Bu bölgeye müdahale etmek risklidir. Ses telleri zarar görürse hasta ömür boyu nefes borusundan delikle yaşamak zorunda kalabilir. Bu nedenle cerrahi çok özellik arz ediyordu. Prof. Dr. Ahmet Kızılay hocamızla birlikte multidisipliner şekilde ameliyatı gerçekleştirdik. Dar segment çıkarıldı ve nefes borusu tekrar uç uca dikilerek birleştirildi. Hastamız şu an iyi durumda, dikişleri alındı ve taburculuğu planlandı” diye konuştu.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Gerçekleştirilen operasyonun Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde yapıldığını vurgulayan Kılıç, hastanın hem rahat nefes alıp vermesinin hem de konuşmasının sağlandığını kaydetti.</p>

<p>(MHA)</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.kayisikenthaber.com/images/media/2026/02/nefes-borusu-daralan-hasta-hayata-nadir-ameliyatla-tutundu_698448b458fa5.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Kayısıkent Haber</author>
                <link>https://www.kayisikenthaber.com/nefes-borusu-daralan-hasta-hayata-nadir-ameliyatla-tutundu/13293</link>
                <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“EVDE SAĞLIK VE BAKIM HİZMETLERİMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”</title>
                                    <description>Vali Seddar Yavuz, evde sağlık ve bakım İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla il genelinde etkin şekilde yürütüldüğünü açıkladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Vali Seddar Yavuz, evde sağlık ve bakım hizmetlerine ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların sağlık hizmetlerine evlerinde, zamanında ve nitelikli şekilde erişimini sağlamak amacıyla çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirtti.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Vali Yavuz’un paylaştığı bilgilere göre, 10 ilçe ve 4 il merkezinde faaliyet gösteren 14 kamu hastanesi, 20 mobil ekip ve 20 araç ile evde sağlık hizmetleri yürütülüyor. Bu kapsamda 2025 yılı itibarıyla 5 bin 540 aktif hastaya hizmet sunulurken, yıl içerisinde toplam 56 bin 427 ev ziyareti gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Evde sağlık ve bakım hizmetlerinin önemli bir kamu hizmeti olduğuna dikkat çeken Vali Yavuz, uygulamanın özellikle sağlık kuruluşlarına erişimde güçlük yaşayan vatandaşlar için büyük kolaylık sağladığını vurguladı.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>

<p style="text-align: justify;">Açıklamasında emeği geçenlere de teşekkür eden Vali Seddar Yavuz, fedakârca görev yapan sağlık personeline, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanlarına ve tüm paydaşlara şükranlarını iletti.</p>

<p>(MHA)</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.kayisikenthaber.com/images/media/2026/01/evde-saglik-ve-bakim-hizmetlerimizi-kararlilikla-surduruyoruz_6971bad5719bf_h.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Kayısıkent Haber</author>
                <link>https://www.kayisikenthaber.com/evde-saglik-ve-bakim-hizmetlerimizi-kararlilikla-surduruyoruz/13235</link>
                <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>2025 YILINDA GIDA DENETİMLERİNDE MALATYA TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU</title>
                                    <description>Malatya İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca kent genelinde gerçekleştirilen gıda denetim çalışmalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Malatya İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, 2025 yılı içerisinde kent genelinde toplam 5 bin 186 işletmede 14 bin 179 gıda denetimi gerçekleştirildi. Denetimler; gıda satış yerleri, toplu tüketim alanları, üretim yerleri, yem işletmeleri ile internet ve ihracat yapan işletmeleri kapsadı.</p>

<p style="text-align: justify;">Sektör bazında yapılan denetimlerde; 3 bin 931 gıda satış ve toplu tüketim işletmesinde 10 bin 686, 812 üretim yerinde 2 bin 144, 195 yem işletmesinde 471, 248 diğer işletmede ise 878 denetim yapıldığı bildirildi.</p>

<p style="text-align: justify;">İl bazlı denetim oranlarına göre yapılan sıralamada Malatya’nın Türkiye genelinde 2’nci sırada yer aldığı belirtildi. Açıklamada, gıda güvenliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla denetim faaliyetlerinin aralıksız sürdürüldüğü vurgulandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Yetkililer, denetim çalışmalarında görev alan tüm personele teşekkür ederken, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için kontrollerin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>(MHA)</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.kayisikenthaber.com/images/media/2026/01/2025-yilinda-gida-denetimlerinde-malatya-turkiye-ikincisi-oldu_696a07dada37c_h.jpg</image>
                                <category>SAĞLIK</category>
                <author>Kayısıkent Haber</author>
                <link>https://www.kayisikenthaber.com/2025-yilinda-gida-denetimlerinde-malatya-turkiye-ikincisi-oldu/13218</link>
                <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
